💰 Petrolün Rotası, Yolsuzluğun Haritası: Powertrans Skandalı
🇹🇷 Türkiye, Kerkük-Ceyhan boru hattının ana taşıyıcı ülkesi. Bu hat, Irak ile 1973 ve 2010 tarihli anlaşmalarla düzenlenmiş, geliri ve güvenliği uluslararası hukukla teminat altına alınmış bir stratejik enerji hattı. Ancak, Erdoğan rejiminin “paralel ticaret hattı” kurarak bu anlaşmaları bile isteye ihlal ettiği, Türkiye hazinesinin hakkı olan milyarlarca dolarlık enerji gelirinin özel yapılara, daha doğrusu saraya yakın bir ağa aktarıldığı artık saklanamaz bir gerçek.
🚛 Kamyonlarla Başlayan Karanlık Hat
Her şey 2011’de Powertrans adlı özel bir şirketin ortaya çıkmasıyla başladı. Bu şirket, önce kamyonlarla KRG (Kürdistan Bölgesel Yönetimi) kaynaklı petrolü Habur üzerinden Türkiye’ye taşıdı. Ancak bu taşımacılık, merkezi Irak hükümetinin bilgisi ve izni olmadan yapılıyordu. Yani Kerkük-Ceyhan boru hattı yerine kamyonlarla taşıma organize ediliyor, petrol daha sonra Mersin Limanı’ndan tankerlere yüklenerek doğrudan İsrail’in Ashkelon Limanı’na gönderiliyordu. Bu ticaretin ilk dalgası Powertrans aracılığıyla yürütüldü (Reuters, 2014).
🛢️ Boru Hattı Devreye Girdi: Yine İsrail, Yine Kayıp
Kısa bir süre sonra, bu kez Kerkük-Ceyhan boru hattı aktif hale getirildi. Fakat bu sefer de federal Irak hükümetinin yetkisi hiçe sayılarak, KRG petrolü Ceyhan’da yüklendi. Petrol yine aynı rotayla Ashkelon’a ulaştı. Türkiye, bu izinsiz sevkiyatlar nedeniyle 2023’te Uluslararası Tahkim (ICC) tarafından 1,5 milyar dolara yakın cezaya mahkûm edildi (Norton Rose Fulbright, 2023).
⚠️ Yani devlet, bilerek hukuku çiğnedi; hem uluslararası arenada itibar kaybetti, hem de kamu bütçesinden milyarlarca dolarlık ceza ödemek zorunda kaldı. Neden mi? Çünkü bu ticaretin gelirleri devlete değil, “devletin içindeki aileye” aktı.
📉 Bu karanlık operasyonun Türkiye’ye maliyeti sadece tahkim cezası değil. Uzmanlara göre bu yasa dışı petrol ticaretinin Türkiye hazinesine doğrudan maliyeti 10 milyar dolara yaklaşıyor. Ancak bu sadece ilk katman. Çünkü Keynesyen iktisat teorisine göre ekonomiden kaçırılan her birim gelir, çarpan etkisiyle ekonomide 4 ila 5 kat daha büyük kayba neden olur. Bu bağlamda, ekonomiden kaçırılan 10 milyar dolar, 40 ila 50 milyar dolarlık toplam ekonomik zarara yol açtı. Bu, sadece bugünün değil, gelecek nesillerin de sırtına yüklenmiş bir borçtur.
🌐 Singapur’dan British Virgin Adaları’na
Powertrans’ın hissedar yapısı her zaman bir sır perdesiyle örtülüydü. Şirketin hisseleri önce Grand Fortune Ventures ve Lucky Ventures adlı iki Singapur merkezli firmaya, oradan da British Virgin Islands gibi vergi cennetlerine devredildi. Gerçek sahipler hiçbir zaman açıklanmadı (Nordic Monitor, 2021). 2022 yılında ise Powertrans’ın yönetimi tamamen yabancılaştırıldı. Yerli yöneticiler yerine Birleşik Arap Emirlikleri’nde ikamet eden Hintli ve Yemenli iki kişi yönetici olarak atandı (Lojiport, 2023). İzler bilinçli olarak silindi.
⚖️ Tahkim Kararı: Ceza Değil İtiraf
Uluslararası Tahkim Mahkemesi’nin karanlıkta kalan bölümü, Powertrans’ın isim olarak geçmemesi olsa da, sistemin bu şirket etrafında şekillendiğini açıkça ortaya koyuyor. Ceyhan terminaline gelen petrolün Irak federal hükümetinin izni olmadan yüklenmesi, bu yüklerin nereye gittiğinin gizlenmesi, federal yetkililerin tesise girişinin engellenmesi gibi unsurların tamamı bu organizasyonun parçasıydı (Lexology, 2023).
📜 Bu karar sadece bir ceza değil; aynı zamanda devlet eliyle yürütülen paralel ticaret sisteminin itirafı oldu.
🧮 Kim Kazandı?
- 🇹🇷 Türkiye mi? Hayır. Hazinesine girmesi gereken paralar dışına aktı.
- 🇮🇶 Irak mı? Kısmen. Uluslararası arenada haklılığı tescillendi.
- 🇮🇱 İsrail mi? Kesinlikle. İhtiyacı olan petrolü ucuza ve kolayca aldı.
- 🏝️ Kazanan? Offshore hesaplar, ismi gizlenen hissedarlar ve saraya yakın enerji çevreleri.
🛑 Son Söz
Bu ülkenin topraklarından geçen enerji hattı, bu milletin ortak mülküdür. Ancak AKP hükümeti bu hattı, hem uluslararası hukuku hem de milli menfaatleri hiçe sayarak bir servet aktarma koridoruna çevirmiştir. Powertrans bir şirket değil, bir gölge sistemdir. Bu sistem, milletin alın teriyle yaratılan kaynağı birkaç kişinin servetine dönüştürmenin adıdır.
Bugün bu ülke 10 milyar dolarlık doğrudan zararın yanında, ekonomik çarpan etkisiyle 40-50 milyar dolarlık bir gelecek kaybıyla karşı karşıyadır. Bu sadece para değil; hastanelerden, okullardan, işsiz gençlerden, çöken enflasyon karşısında ezilen milyonlardan çalınmış hayattır.
Ve bu yaşananlar, AKP çetesinin yediği tek halt değildir. Bu olay sadece bir örnektir. Benzeri onlarca, belki yüzlerce yolsuzluk vakası yıllardır sistematik olarak süregelmiştir. Bu yüzden ülkede enflasyon varsa, işsizlik yayılıyorsa, orta sınıf silinip insanlar sefaletle boğuşuyorsa, sebebi dış güçler değil, içerideki bu organize yağma düzenidir.
Bu düzen sürdükçe kaybeden hep halk, kazanan hep aynı çetedir. Gerçek hesap günü, millet bu düzeni sorguladığında başlayacaktır. O gün geldiğinde, belgeler konuşacak, isimler kayıtlara geçecektir. Çünkü unutulmamalıdır: Milletin malını çalanlar, bir gün milletin vicdanında yargılanır.**
📚 Kaynakça:
- Reuters, 2014 – Kurdish oil shipped to Israel
- Norton Rose Fulbright, 2023 – ICC Arbitration Ruling Summary
- Nordic Monitor, 2021 – Offshore yapı ve Albayrak bağlantısı
- Lexology, 2023 – Iraq v. Turkey Tahkim Kararı
- Lojiport, 2023 – Powertrans yönetiminde değişiklik